
25 Temmuz 2008 16:27
Vakithaber.com’un haberine göre medyada yer alan haberlerin ardından Numan Kurtulmuş, Saadet Partisi Genel Başkanı Kutan tarafından çağrıldı. Yazının devamını oku »
Haber5: Kurtulmuş, Recai Kutan’ın odasında
25 07 2008Yorumlar : 4 Yorum »
Etiketler: erbakan, kutan, Milli Görüş, numan kurtulmuş, saadet, Saadet-Partisi
Kategoriler : Milli Görüş, Saadet-Partisi
Söylev mi İlke mi?
10 08 2007Bir Forum’da bir arkadaş gurula Erbakan Hoca’nın 30 yıldır aynı şeyleri söylediğinden bahsetmekte. Ama bunun neresi iyi, anlayamadım. Önemli olan 30 sene önce söyleneni bu günde söylemek değil, önemli olan, aradan 30 senede geçse, 300 senede geçse ilkelerin değişmemesi.
Bazıları açıktan söylüyor, Milli Görüş gömleğini çıkardıklarını, kendileri bilir. Biz o gömleğe sahibiz, ama bizde sadece kaban gibi omuzumuza atıp, duruma göre omuzun birinden ata ata (faizi nema yapmak tek örnek değil ne yazıkki), farkında olmayarak tek omuza takıla kalan gömleği düşürmüşüz. Artık altta geri kalan ve normalde Milli Görüş gömleğimiz tarafından bastırılan, kontrol altında tutulan İhtiras ve Hırs gömleklerimiz çıkmış ortaya, ama biz onu hala Milli Görüş gömleği sanmaktayız.
Söylenenlerin değişmediği, ilkelerin değişmediği anlamına gelmiyor ne yazıkki. Olaya ilke açısından değil de, sadece söylev açısından bakmak bizi yanılgıya sürükler.
Saygılarımla
Muzaffer
Yorumlar : 2 Yorum »
Etiketler: Erbakan Hoca, Milli Görüş, Necmettin Erbakan, Prensib
Kategoriler : Milli Görüş, Saadet-Partisi
Haber5.com’dan kısa bir haber, ama ilginç yorumlar – Kaybolmasın diye
1 08 2007Erbakan’ın aklındaki isim belli oldu ÖZEL HABER
31 Temmuz 2007 00:14
Milli Görüş Lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın seçimden yara alarak çıkan Saadet Partisi’nde genel başkanlık için kararı netleşti…
Erbakan, Saadet Partisi Genel Başkanı Recai Kutan’dan vazgeçmedi…. Parti bundan önce olduğu gibi Recai Kutan’la yoluna devam edecek…
Haber5.com gelişmeleri aktarmaya devam edecek…
Bu haber 3778 defa okundu. Yazının devamını oku »
Yorumlar : 2 Yorum »
Kategoriler : Milli Görüş, Saadet-Partisi
Saadet Partisi’nin ilk seçim açıklaması
27 07 2007Nihayet dün Saadet Partisi‘nin ilk seçim açıklaması geldi. Seçim öncesinde de böyle i’tidalli olunsaydı, bugün durum eminim çok farklı olurdu.
| AK Parti’nin Başarısı Gölgelenemez | 26.07.2007 |
| Genel Başkan Yardımcımız Ömer Vehbi Hatipoğlu, basın açıklamasında halk iradesine saygılı olunması gerektiğini söyledi. |
AK PARTİ’NİN BAŞARISI, GÖLGELENEMEZ 22 Temmuz 2007’de demokratik bir olgunluk içinde, genel seçimler sonuçlanmıştır. Bu seçimlerde Adalet ve Kalkınma Partisi, aziz milletimizin teveccühüne muhatap olmuştur. Elbette ki başta siyasi partiler olmak üzere herkes, bu sonuçların nedenleri üzerinde fikir yürütmek ve kendi paylarına düşenleri ve seçmenin mesajını almak durumundadırlar. Ama nedenler, sonucu küçültmez ve AKP’nin başarısını gölgelemez. SAADET PARTİSİ, HAKLI BİR DAVAYI SAVUNMUŞTUR Saadet Partisi seçim kampanyası boyunca, Aziz milletimizi, ülkemizi ve İslam dünyasını doğrudan ilgilendiren ciddi tehlike ve tuzaklara karşı uyarmıştır. Söylediklerimizin tamamı doğru ve haklı endişelerdir. Bu tehlikeler halen devam etmektedir. Saadet Partisi, iddiası ve söyleyecek sözü olan, bir medeniyeti yeniden inşa azim ve iradesine sahip siyaset kadrolarının ocağıdır. Biz, dün haklıydık, bugün haklıyız ve yarın da haklı olduğumuz herkesçe kabul edilecektir. MEDYA, FİKİRLERİMİZİ HALKA YANSITMADI Küresel sermaye, uluslar arası güç odakları, ABD ve AB çevreleri ile bütün bu unsurların yerli uzantıları tarafından yönlendirilip manipüle edilen bir seçim mücadelesi sürecinde, SP’nin aldığı oy, bizim için çok anlamlıdır. Elbette ki çok daha büyük oranda bir oy bekliyorduk. Bunu gerçekleştirmek için de kıt imkânlarla bir siyasi mücadele verdik. Ancak kitle iletişim araçları, partimizin haberlerini ya vermediler, ya da çarpıtarak vermeye büyük bir özen gösterdiler. CUMHURBAŞKANLIĞI SÜRECİ’NDE, MİLLİ İRADAYE SAYGILI OLUNMALI Seçim süreci geride kalmıştır. AKP arkasında büyük bir halk desteği ile tek başına hükümet kuracaktır. Öncelikle milli iradeye saygının gereği olarak peşin bir ret tavrı içinde olmamak gereğini vurgulamak istiyorum. TBMM yeni Cumhurbaşkanını seçecektir. Halkımızın sandığa yansıyan iradesi Cumhurbaşkanı seçiminin doğal süreci içinde gerçekleştirilmesini de, herkese bir görev olarak vermektedir. Bu süreci geçmişte olduğu gibi basit polemikler ve hayali tehdit algılamaları ile sabote etmek demokrasiye saygısızlık olur. Parlamentoda temsil edilen siyasi partiler bu sürecin Cumhurbaşkanlığı makamına yakışacak nezaket ve sükûnet içinde sonuçlanması için uzlaşmacı bir yaklaşım sergilemelidirler. Elbette AKP yöneticilerine düşen de tevazu ve uzlaşmacı bir kişilik sergilemektir. Saadet Partisi ülke yararına gördüğü icraatı destekleyecek, milli çıkarlarımıza ters her türlü gelişme ve politikanın da karşısında yer alacaktır. |
Yorumlar : 4 Yorum »
Kategoriler : Saadet-Partisi
Seçimlerin yapıldığını Merkez’e bildirmek lazım
25 07 2007Birisi Merkez’e seçimlerin bittiğini haber vermesi gerekiyor. Daha seçimlerin gerçekleştiğinin farkında değiller sanırım. Bugün seçimlerden sonra üçüncü gün ve ne dışarıya karşı nede teşkilata karşı daha herhangi bir açıklama gelmedi. Ömer Vehbi Hatiboğlu beyin yazılı açıklamasının varlığının farkındayım, ama bunu çiddi açıklama olarak değerlendiremeyiz herhalde. Tabanın beklediği de böyle bir açıklama değil zaten.
Sp.org.tr seçim öncesinde her gün aktüelleşirken, şimdi sayfada yeller esiyor. Bu teknik sorumlulardan kaynaklanmıyor herhalde, onların eline de açıklanmak üzere hiçbirşeyin geçmemesinden kaynaklanıyor. İnsanların bu denli üzgün olduğu bir dönemde, başka zamanlar hasta arayıp teşhis koyma hastası abilerden hiçbir şeyin gelmemesi üzücü. Bu davaya gönül vermiş insanları bu denli yalnız bırakmaya kimsenin hakkı yok.
Muzaffer
Yorumlar : 2 Yorum »
Kategoriler : Saadet-Partisi
Peki ya Milli Gazete
24 07 2007İrtica kardeşimiz “Milli Gazete değişerek gelişmeli” başlıklı bir yazıyla, Milli Gazete’de bazı sıkıntılara dikkat çekmekte:
Neden Milli Gazete başarısız? Milli gazete parti bülteni gibi çalışarak az olan trajını zaten baltalıyor.Ben bile bu gazeteyi takip etmekten korkar oldum. Çünkü tüm köşe yazıları malum partiyi desteklerken diğer malum parti aleyhine ise sert bir şekilde muhalefet etmekteler. Hemen hemen tüm haberler malum partiyi göklere çıkarırıken diğer malum partiyi yerin dibine sokmaktalar. Bu gazeteyi almak için o malum partinin sıkı bir taraftarı olmak gerekir. Ya da diğer malum partinin sıkı bir düşmanı. Düşmanların bu gazeteyi almaya ihtiyacı yok çünkü başka düşmanlar da var.Hem onların arka sayfa güzelleride var. Görüldüğü gibi Milli Gazete almak için bir gerekçe varsa o da sizin sıkı bir Milli Görüşçü olmanızdır.Gerçi artık buda yetmiyor. Hal böyle olunca Milli Gazeteden traj beklemek,Milli Gazetenin kitlelere ulaşmasını ve dolayısıyla gündem oluşturmasını beklemek en hafif ifadeyle hayal olur ki hayaller aleminde yaşamak canımızı bu kadar acıtan bir dünya düzeninde pek doğru değil.
İrtica Gazete’nin “yayın politikasına”da değinmekte:
Okurlar köşe yazarlarınında hergün aynı konulara değinmesini beklemez galiba.Bir köşe yazarı tüm ömrünü bir partiyi desteklemek için harcayamaz.Kaldı ki bu tür şeyler aşırılık olarak telakki edilip taraftarların dahi soğumasına sebebiyet veriyor.Bunun en güzel örneğide dünkü seçim sonuçlarıdır.Siz eğer Milli Gazeteyi güzel kullanıp bir kitle gazetesi yapsaydınız bugün Sp daha çok oy olacaktı.Oysa maalesef tükenmiş bir parti durumunda.
Aynı rahatsızlıkları bende duymaktayım. Ama eksiklerde Milli Gazete’deki arkadaşların sorumluluğu olduğu kadar, Parti’de sorumlu. Benim edindiğim intibalara göre, gazetedeki arkadaşlar ileri bir şekilde şartlanmışlar ve pek bir müdaheleye ihtiyaç duymadan, yukarda bahsettiğiniz çizgide durmaktalar zaten. Ama bu da Parti yetkililerinin yıllarça yaptığı ağır müdahelelerden sonra oldu. Bu müdahelelere direnen arkadaşların Milli Gazete’de ki yayın hayatı fazla sürememiştir genelde ve asıl iyi olan, gelecek vaad eden arkadaşları, zorla başka yayın kuruluşlarına göndermiş ve istemeden onların gelişmelerini sağlamışızdır.
Geçmişte hatırlarsanız, Milli Gazete’yi geliştirme adına sayısız ve bazı başarılı gelişmeler olmuştu, ama bunların herbiri Merkez’in müdahelesiyle bitmişti. O ana kadar verilen “müdahele etmiyeceğiz” sözleri de hemen unutulmuştu.
Yorumlar : 1 Yorum »
Kategoriler : Milli Gazete, Milli Görüş
Sorun “Genç olsuncular” mı?
24 07 2007Haber5.com‘daki Editör arkadaş “Genç olsuncular” ver yansın etmiş. Onları Saadet’i arkadadan bıçakladıklarını iddia edecek kadar ileri gidebilmekte.
Bu arkadan bıçaklama söylemi nerden çıktı anlamadım. 1. Dünya savaşını kaybetmiş alman askeriyesinin ifadeleriydi bu. Çephede kaybedilmiş olan savaşı “aslında tam kazanacaktık, bizi arkadan bıçaklamasaydılar” diye diye Hitler’i getirdiler başa. Adenauer örneğide seçilmiş talihsiz bir örnek. Ki Adenauer’da ilerlemiş yaşına rağmen görevi hala bırakmaya razı olmamasından dolayı, parti içinde kazılan geniş kuyuya düşmüştü. Dediğim gibi, talihsiz bir örnek.
Kimse yine tabana, şuna buna suç bulmasın. Bizim idarecilerin söylediklerinin insanların üzerinde ne etki bıraktığını araziye inen herkes acı çeke çeke gördü, hesabını daha seçim çalışmaları sırasında vermek zorunda kaldı.
Benim mesele yaş değildi hiçbir zaman. İleri yaş ferasetin göstergesi olması gerekmediği gibi, gençlik de her zaman dinamizm demek değildir. Genç olsun diyen arkadaşların da ille de idarecilerin yaşından rahatsız olduklarını düşünmüyorum. Onların da asıl rahatsız oldukları senelerdir bu idarecilerin alışılagelmiş tavırları.
Yorumlar : » yorum bırak;
Kategoriler : Saadet-Partisi
Teşkilatlarda ölü toprağı
24 07 2007Seçim sonuçlarından muzdarip olmamızı anlayabiliyorum, ama şu an teşkilatlarda saman yellerinin esmesini açıkcası anlayamıyorum. Arkadaşlar, burda da gördüm, başka şehirlerde istişare ettiğim arkadaşlar da aynı gözlemi aktardılar. Şu an birçok Teşkilat’da doğru dürüst kimse yok. Ama şu an yapılabilcek en büyük yanlış, kabuğumuza çekilmek olur. Korkarım birçoğumuz o kabuğundan çıkamaz. Bu günlerde teşkilatda olmıyacağız da ne zaman olacağız.
Vesselam Muzaffer
Yorumlar : » yorum bırak;
Kategoriler : Saadet-Partisi
Partinin hareketi mi – Hareketin partisi mi?
24 07 2007Acaba şu noktayı da yavaş yavaş tartışmamız gerekmiyormu. Acaba Saadet hareketin partisimi, yoksa Milli Görüş partinin hareketi mi.
Benim açımdan Saadet ancak hareketin partisi olabilir. Saadet Milli Görüş’e bağlıdır, Milli Görüş Saadet’e değil. Bazı arkadaşlar bu ayrımın ne önemi var diyebilir. Bu ayrımın şu açıdan önemi var. Eğer hareket partiye bağlı ise, o zaman partinin yaptığı her şey hareketi belirler ve her yapılan hareket açısından mübah olduğu manası çıkar. O zaman burda bazı arkadaşların iddia ettiği gibi, pek birşey de tartışamayız.
Ben bunun böyle olmadığını, ve bazı yorumları da okuduğumda, bu görüşümle yalnız olmadığımı düşünüyorum. Parti Hareketin partisi olduğu zaman, Partinin doğal olarak manevra alanı kısıtlanacaktır, çünkü Parti’de o zaman hareketin temel prensiblerine bağlıdır ve onlardan ödün verme yetkisine sahip değildir.
Milli Görüş’cü olarak herbirimiz çok iyi biliyoruzki, bu temel prensibleri koyan Erbakan hoca değildir, onları kaldırmakda – kendisine ne kadar saygı duysakda – Erbakan hocaya düşmez.
Son yıllarda ama ne yazıkki sürekli böyle bir tavır ile, Hareketi Partiye bağlayan bir tutum ile karşı karşıyayız. Bu ise bizim bildiğimiz Milli Görüşcülük değil, basitçe bir particiliktir.
Vesselam Muzaffer
Yorumlar : 2 Yorum »
Kategoriler : Milli Görüş, Saadet-Partisi
Yensekde Yenilsekde Milli Görüş
24 07 2007Gerçek Saadet‘i kurmakla, yenildik pes edelim demiyorum . Benim burda eleştirdiğim, geçmiş süreçte “bizim” dediklerimize ne kadar sadık kalabildiğimizdir.
Ben mücadeleden yorulmadım, ama büyüklerimizin stratejik hesap uğruna her seferinde doğru bildiklerimizi çiğnemelerinden, bunları hayra yormaktan yoruldum. Özellikle biz bu seçim döneminde ne kadar Milli Görüş’e, Milli Görüş’ün simgelediği doğrulara, yani İslam’a sadık kalabildik.
Hadi seçim döneminde içimize hiç mi hiç sinmesede dişimizi sıktık, karşı tarafın eline oynamamak için birşey demedik. Ama şimdi de “biz kaybetmedik, kazandık, herşeyi doğru yaptık” diye bu yapılan ve söylenenleri örtbas mı edeceğiz.
Ulusalcı söylemlere yeltenmemiz, Doğu Perinçek gibi bir âdînin sözlerini tekrar etmemiz, daha birkaç sene önce bize çektirmediklerini bırakmayan muhtıracılara hoş bakmamız benim midemi daha hala bulandırıyor. Düşündükce kanım beynime sıçrıyor.
Bunların muhasebesini şimdi yapmıyacağız da, ne zaman yapacağız?
Saygılarımla
Muzaffer
Yorumlar : » yorum bırak;
Kategoriler : Saadet-Partisi
Son Yorumlar